tag ön-eğitim

Pre-training (Ön Eğitim) (Ön Eğitim)

Bu sayfada ön-eğitim (Pre-training (Ön Eğitim) (Ön Eğitim)) etiketi ile işaretlenmiş 3 yapay zeka kavramını bulabilirsiniz.

Pre-training (Ön Eğitim), dil modelleri ve diğer derin öğrenme sistemlerinin belirli bir göreve yönlendirilmeden önce büyük ve çeşitli ham veri kümeleri üzerinde genel dil örüntülerini, bilgi yapılarını ve dünya modelini kazandığı ilk eğitim aşamasıdır. Modern yapay zekanın temel taşı olan bu süreç, foundation model paradigmasının merkezindedir. Pre-training'in çalışma mantığı modelin türüne göre farklılaşır. Otoregressif dil modellerinde (GPT ailesi) model, her adımda bir önceki tokenlere bakarak sonraki tokeni tahmin eder; bu görev dil modellemesi (causal language modeling) olarak adlandırılır. Maskelemeli dil modellerinde (BERT) ise giriş cümlesindeki rastgele tokenler gizlenerek model bu maskelenmiş tokenleri tahmin etmeyi öğrenir. Öz-denetimli öğrenme prensibine dayandığından etiket gerekmez; metinlerin kendisi öğrenme sinyali sağlar. Veri ölçeği açısından modern pre-training'in devasa boyutları dikkat çekicidir: GPT-3 yaklaşık 300 milyar token, LLaMA 3 ise 15 trilyon token üzerinde eğitilmiştir. Bu veri kümeleri İnternet metinleri (Common Crawl), kitaplar, akademik makaleler, kod deposu ve çok dilli içeriklerden derlenir. Eğitim bilgi işlem maliyeti de aynı ölçekte büyüktür; GPT-4 eğitiminin yüz milyon dolar civarında olduğu tahmin edilmektedir. Pre-training tamamlandıktan sonra model çeşitli yöntemlerle belirli görevlere uyarlanır. İnce ayar (fine-tuning) ile ilgili alan verisiyle model özelleştirilir. RLHF ile insan tercihlerine hizalanır. Komut ayarı (instruction tuning) ise modelin doğal dil talimatlarını izlemesini öğretir. Bu uyarlama aşamaları pre-training sırasında kazanılan genel bilgi altyapısını koruyarak üzerine inşa eder.

model_training

Pre-training (Ön Eğitim) (Ön Eğitim)

Pre-training (Ön Eğitim), dil modelleri ve diğer derin öğrenme sistemlerinin belirli bir göreve yönlendirilmeden önce büyük ve çeşitli ham veri kümeleri üzerinde genel dil örüntülerini, bilgi yapılarını ve dünya modelini kazandığı ilk eğitim aşamasıdır. Modern yapay zekanın temel taşı olan bu süreç, foundation model paradigmasının merkezindedir. Pre-training'in çalışma mantığı modelin türüne göre farklılaşır. Otoregressif dil modellerinde (GPT ailesi) model, her adımda bir önceki tokenlere bakarak sonraki tokeni tahmin eder; bu görev dil modellemesi (causal language modeling) olarak adlandırılır. Maskelemeli dil modellerinde (BERT) ise giriş cümlesindeki rastgele tokenler gizlenerek model bu maskelenmiş tokenleri tahmin etmeyi öğrenir. Öz-denetimli öğrenme prensibine dayandığından etiket gerekmez; metinlerin kendisi öğrenme sinyali sağlar. Veri ölçeği açısından modern pre-training'in devasa boyutları dikkat çekicidir: GPT-3 yaklaşık 300 milyar token, LLaMA 3 ise 15 trilyon token üzerinde eğitilmiştir. Bu veri kümeleri İnternet metinleri (Common Crawl), kitaplar, akademik makaleler, kod deposu ve çok dilli içeriklerden derlenir. Eğitim bilgi işlem maliyeti de aynı ölçekte büyüktür; GPT-4 eğitiminin yüz milyon dolar civarında olduğu tahmin edilmektedir. Pre-training tamamlandıktan sonra model çeşitli yöntemlerle belirli görevlere uyarlanır. İnce ayar (fine-tuning) ile ilgili alan verisiyle model özelleştirilir. RLHF ile insan tercihlerine hizalanır. Komut ayarı (instruction tuning) ise modelin doğal dil talimatlarını izlemesini öğretir. Bu uyarlama aşamaları pre-training sırasında kazanılan genel bilgi altyapısını koruyarak üzerine inşa eder.

arrow_forward
code_blocks

Deep Belief Network (Derin İnanç Ağı)

Derin İnanç Ağı (Deep Belief Network — DBN), birden fazla Kısıtlı Boltzmann Makinesi'nin (Restricted Boltzmann Machine — RBM) hiyerarşik olarak yığıldığı olasılıksal bir derin öğrenme modelidir. Her katman, bir alt katmanın gizli birimlerini temsil ederken bir üst katmanın görünür birimleri olarak işlev görür; böylece veri içindeki soyutlama düzeyi ağın derinliğiyle birlikte artar. Modelin tarihsel önemi, Geoffrey Hinton ve meslektaşlarının 2006 yılında Science dergisinde yayımladığı dönüm noktası niteliğindeki makaleden kaynaklanmaktadır. Bu çalışma, derin ağların eğitimindeki temel güçlüğü olan kaybolan gradyan (vanishing gradient) sorununa pratik bir çözüm sundu: Açgözlü katman-bazlı ön eğitim (greedy layer-wise pretraining). Bu yaklaşımda her RBM katmanı, alttaki katmanın çıktısını girdi olarak alarak bağımsız ve denetimsiz biçimde (unsupervised) eğitilir. Ardından tüm ağ, denetimli ince ayar (supervised fine-tuning) ile geri yayılım algoritması kullanılarak optimize edilir. Pratik kullanım açısından DBN'ler 2006-2012 yılları arasında özellikle boyut indirgeme, özellik öğrenme, öneri sistemleri ve konuşma tanıma gibi alanlarda öne çıktı. Carnegie Mellon ve Toronto Üniversitesi'nden ekipler, MNIST rakam tanıma kıyaslamasında dönemin en yüksek doğruluk oranlarını DBN ile elde etti. 2012'den itibaren Evrişimli Sinir Ağları (CNN) ve Uzun-Kısa Süreli Bellek (LSTM) ağlarının ImageNet ve konuşma tanımadaki dramatik başarıları, DBN'lerin kullanımını önemli ölçüde daralttı. Bununla birlikte DBN kavramı, modern üretken modellerin (özellikle Değişken Özkodlayıcılar ve Difüzyon Modelleri) teorik temelini anlama açısından hâlâ eğitim ve araştırma bağlamında incelenmektedir. Geoffrey Hinton'ın bu çalışmadaki katkısı, 2018 Turing Ödülü'nü kazandığı derin öğrenme başarılarının merkezinde yer almaktadır.

arrow_forward
compare_arrows

Contrastive Learning (Karşıtlıklı Öğrenme)

Karşıtlıklı öğrenme, bir modelin benzer örnekleri birbirine yakın, farklı örnekleri ise birbirinden uzak temsil etmeyi öğrendiği bir öz-denetimli makine öğrenimi paradigmasıdır. Temel fikir, aynı verinin farklı görünümlerini (augmentasyonlarını) pozitif çift olarak, rastgele seçilen farklı örnekleri ise negatif çift olarak kullanmaktır. Model, pozitif çiftlerin gömme vektörlerini uzayda birbirine yaklaştırırken negatif çiftleri uzaklaştıracak şekilde eğitilir. Bu yöntem, etiketli veriye olan bağımlılığı azaltarak büyük miktarda etiketsiz veriden anlamlı özellikler öğrenmeyi mümkün kılar. SimCLR, MoCo, BYOL ve CLIP gibi modern karşıtlıklı öğrenme çerçeveleri, görüntü tanıma, doğal dil işleme ve çok modlu görevlerde son derece başarılı sonuçlar üretmiştir. Karşıtlıklı öğrenmede kayıp fonksiyonu genellikle InfoNCE veya NT-Xent gibi formüller kullanır. Bu formüller, pozitif çiftin benzerliğini maksimize ederken negatif çiftlerin benzerliğini minimize eder. Sıcaklık (temperature) parametresi, öğrenmenin ne kadar sert veya yumuşak olacağını kontrol eder. Uygulama alanları son derece geniştir: tıbbi görüntü analizi, ses tanıma, moleküler biyoloji, öneri sistemleri ve hatta grafik verileri üzerinde çalışan modeller karşıtlıklı öğrenme tekniklerinden yararlanmaktadır. Özellikle CLIP modeli, görüntü ve metin çiftlerini karşıtlıklı öğrenme ile eğiterek sıfır-atımlı sınıflandırma ve görüntü-metin eşleştirme görevlerinde devrim yaratmıştır. Bu yöntemin gücü, modelin veri içindeki yapıyı ve anlam ilişkilerini insan etiketlemesi gerektirmeden keşfedebilmesinden kaynaklanır. Karşıtlıklı öğrenme aynı zamanda büyük dil modellerinin ve görüntü-dil modellerinin ön-eğitiminde kritik bir rol oynamaktadır.

arrow_forward