tag ozellik-cikarma

Bu sayfada ozellik-cikarma etiketi ile işaretlenmiş 2 yapay zeka kavramını bulabilirsiniz.

MFCC (Mel Frequency Cepstral Coefficients — Mel Frekans Kepstral Katsayıları), konuşma ve ses sinyallerinden makine öğrenimi modellerine uygun kompakt özellik vektörleri çıkarmak için kullanılan en köklü ve yaygın tekniklerden biridir. 1980'lerin başında Davis ve Mermelstein tarafından konuşma tanıma için geliştirilen bu yöntem, günümüz derin öğrenme sistemlerinde bile ön işleme adımı olarak yaygın biçimde kullanılmaktadır. MFCC'nin temelinde, insan kulağının frekansları doğrusal değil logaritmik bir ölçekte algıladığı gerçeği yatar. Mel ölçeği bu psikoakustik gerçeği matematiksel olarak modelleyen bir dönüşümdür: düşük frekanslarda (1 kHz altında) hassas ayrım yapılırken yüksek frekanslarda daha kaba bir çözünürlük benimsenip kabul edilir. Bu biyolojik modele göre yapılan kodlama, makine öğrenimi sistemlerinin konuşma verilerini çok daha az sayıda katsayıyla verimli temsil etmesine olanak tanır. Hesaplama süreci altı temel adımdan oluşur. Birincisi, ham ses sinyaline ön vurgu (pre-emphasis) filtresi uygulanarak yüksek frekans bileşenleri güçlendirilir (tipik katsayı: 0.97). İkincisi, sinyal 20–40 milisaniyelik örtüşen çerçevelere bölünür ve her çerçeve spektral sızıntıyı azaltmak için bir Hamming penceresiyle çarpılır. Üçüncüsü, her çerçeveye Hızlı Fourier Dönüşümü (FFT) uygulanarak güç spektrumu elde edilir. Dördüncüsü, bu spektrum Mel ölçeğine yerleştirilmiş 26 bant geçiren filtreden geçirilip logaritmik enerji değerleri hesaplanır. Beşincisi, 26 log-enerji değerine Ayrık Kosinüs Dönüşümü (DCT) uygulanarak katsayılar dekorelasyona tabi tutulur; genellikle ilk 12–13 katsayı korunur. Altıncısı ise zaman boyutundaki değişimleri yakalamak için birinci türev (delta) ve ikinci türev (delta-delta) katsayılar eklenir; bu şekilde tipik vektör boyutu 39'a ulaşır. MFCC başlangıçta Gizli Markov Modelleri (HMM-GMM) tabanlı konuşma tanıma sistemlerinde birincil giriş özelliği olarak kullanılmıştır. Zaman içinde konuşmacı tanıma, ses duygu analizi, müzik türü sınıflandırma ve çevre sesi tespiti gibi geniş bir uygulama yelpazesine yayılmıştır. Wav2vec 2.0 ve Whisper gibi modern end-to-end sistemler ham dalga biçimlerini (raw waveform) doğrudan işlese de gömülü sistemler, az veriyle çalışan senaryolar ve açıklanabilirlik gerektiren uygulamalar MFCC'yi güncel ve geçerli bir seçenek olarak korumaktadır.

code_blocks

MFCC (Mel Frekans Kepstral Katsayıları)

MFCC (Mel Frequency Cepstral Coefficients — Mel Frekans Kepstral Katsayıları), konuşma ve ses sinyallerinden makine öğrenimi modellerine uygun kompakt özellik vektörleri çıkarmak için kullanılan en köklü ve yaygın tekniklerden biridir. 1980'lerin başında Davis ve Mermelstein tarafından konuşma tanıma için geliştirilen bu yöntem, günümüz derin öğrenme sistemlerinde bile ön işleme adımı olarak yaygın biçimde kullanılmaktadır. MFCC'nin temelinde, insan kulağının frekansları doğrusal değil logaritmik bir ölçekte algıladığı gerçeği yatar. Mel ölçeği bu psikoakustik gerçeği matematiksel olarak modelleyen bir dönüşümdür: düşük frekanslarda (1 kHz altında) hassas ayrım yapılırken yüksek frekanslarda daha kaba bir çözünürlük benimsenip kabul edilir. Bu biyolojik modele göre yapılan kodlama, makine öğrenimi sistemlerinin konuşma verilerini çok daha az sayıda katsayıyla verimli temsil etmesine olanak tanır. Hesaplama süreci altı temel adımdan oluşur. Birincisi, ham ses sinyaline ön vurgu (pre-emphasis) filtresi uygulanarak yüksek frekans bileşenleri güçlendirilir (tipik katsayı: 0.97). İkincisi, sinyal 20–40 milisaniyelik örtüşen çerçevelere bölünür ve her çerçeve spektral sızıntıyı azaltmak için bir Hamming penceresiyle çarpılır. Üçüncüsü, her çerçeveye Hızlı Fourier Dönüşümü (FFT) uygulanarak güç spektrumu elde edilir. Dördüncüsü, bu spektrum Mel ölçeğine yerleştirilmiş 26 bant geçiren filtreden geçirilip logaritmik enerji değerleri hesaplanır. Beşincisi, 26 log-enerji değerine Ayrık Kosinüs Dönüşümü (DCT) uygulanarak katsayılar dekorelasyona tabi tutulur; genellikle ilk 12–13 katsayı korunur. Altıncısı ise zaman boyutundaki değişimleri yakalamak için birinci türev (delta) ve ikinci türev (delta-delta) katsayılar eklenir; bu şekilde tipik vektör boyutu 39'a ulaşır. MFCC başlangıçta Gizli Markov Modelleri (HMM-GMM) tabanlı konuşma tanıma sistemlerinde birincil giriş özelliği olarak kullanılmıştır. Zaman içinde konuşmacı tanıma, ses duygu analizi, müzik türü sınıflandırma ve çevre sesi tespiti gibi geniş bir uygulama yelpazesine yayılmıştır. Wav2vec 2.0 ve Whisper gibi modern end-to-end sistemler ham dalga biçimlerini (raw waveform) doğrudan işlese de gömülü sistemler, az veriyle çalışan senaryolar ve açıklanabilirlik gerektiren uygulamalar MFCC'yi güncel ve geçerli bir seçenek olarak korumaktadır.

arrow_forward
code_blocks

TF-IDF (TF-IDF (Terim Frekansı-Ters Belge Frekansı))

TF-IDF (Term Frequency-Inverse Document Frequency — Terim Frekansı-Ters Belge Frekansı), metin madenciliği ve bilgi erişiminde bir kelimenin bir belge koleksiyonuna göre o belgede ne kadar önemli olduğunu sayısal olarak temsil eden temel bir yöntemdir. İki bileşenin çarpımından oluşur. TF (Terim Frekansı), hedef kelimenin incelenen belgede kaç kez geçtiğini gösterir. Genellikle toplam kelime sayısına bölünerek normalleştirilir; böylece uzun belgeler haksız avantaj elde etmez. IDF (Ters Belge Frekansı), kelimenin belge koleksiyonunda ne kadar nadir olduğunu ölçer. Koleksiyondaki toplam belge sayısının kelimenin geçtiği belge sayısına oranının logaritması alınarak hesaplanır. Bu sayede "ve", "ile", "bu" gibi anlam taşımayan yaygın kelimeler çok düşük ağırlık alırken belgeye özgü teknik terimler ön plana çıkar. 1972'de Karen Spärck Jones tarafından geliştirilen bu yöntem, onlarca yıldır arama motorlarında belge sıralama, metin sınıflandırma, anahtar kelime çıkarma, belge özeti ve benzerlik hesaplama gibi görevlerde kullanılmaktadır. Elasticsearch ve Apache Solr, arama skorlamasında TF-IDF türevli BM25 algoritmasına dayanır. Python ekosisteminde scikit-learn'ün TfidfVectorizer sınıfı, ham metin koleksiyonunu seyrek TF-IDF matrisine dönüştürür; bu matris makine öğrenmesi modellerine doğrudan girdi olarak verilir. Modern büyük dil modelleri (LLM) ve semantik gömme (embedding) yöntemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte TF-IDF'nin önemi sorgulanmış olsa da, yorumlanabilirlik, düşük bellek ayak izi ve hesaplama verimliliği bu yöntemi uygulamada hâlâ geçerli kılmaktadır. Özellikle BM25 ile hibrit arama sistemleri ve RAG (Retrieval-Augmented Generation) ardışık düzenlerinde TF-IDF temelli geri çağırma katmanı yaygın biçimde kullanılmaktadır. Türkçe doğal dil işleme çalışmalarında TF-IDF, haber sınıflandırma, ürün yorumu analizi ve arama ön işleme katmanlarında kullanılmaktadır. Türkçe'nin zengin çekimli yapısı nedeniyle zemberek veya snowball stemmer ile ön işleme yapılması önerilir. Büyük dil modelleri embedding katmanında TF-IDF'yi geçmiş olsa da, hızlı prototipleme ve küçük veri kümelerinde hâlâ tercih edilmektedir.

arrow_forward