tag yapay-zeka-yasası
Bu sayfada yapay-zeka-yasası etiketi ile işaretlenmiş 2 yapay zeka kavramını bulabilirsiniz.
AB Yapay Zeka Yasası (EU AI Act), Avrupa Birliği'nin yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesi, piyasaya sürülmesi ve kullanımına ilişkin kapsamlı düzenleyici çerçevesidir. 12 Temmuz 2024'te AB Resmi Gazetesi'nde yayımlanan ve 1 Ağustos 2024'te yürürlüğe giren bu yasa, dünyada yapay zekayı doğrudan düzenleyen ilk kapsamlı yasal mekanizmadır. Yasa, risk temelli bir yaklaşım benimsemekte ve yapay zeka sistemlerini dört ana kategoride sınıflandırmaktadır: kabul edilemez risk (yasaklı), yüksek risk, genel amaçlı yapay zeka modelleri ve minimum ya da sınırlı risk. Kabul edilemez risk kategorisindeki sistemler —kamu kurumlarının sosyal puanlama uygulamaları, farkında olmadan bilinçaltı manipülasyon tekniklerine başvuran yapay zeka sistemleri ve kamuya açık alanlarda gerçek zamanlı biyometrik tanımlama— yasayla tamamen yasaklanmıştır. Yüksek risk grubundaki sistemler; işe alım süreçleri, kredi skorlama, sınır kontrolü ve kritik altyapı yönetimi gibi alanları kapsamakta olup üçüncü taraf uygunluk değerlendirmesine, AB veri tabanına kayda ve kapsamlı risk yönetimi sistemlerine tabi tutulmaktadır. Genel amaçlı yapay zeka modeli sağlayıcıları ise şeffaflık yükümlülükleri kapsamında telif hakkıyla korunan eğitim verilerini açıklamak zorundadır. Yasanın uygulanması kademeli bir takvime yayılmıştır: 2 Şubat 2025'ten itibaren yasaklı uygulamalar sona erdirilmiş ve yapay zeka okuryazarlığı yükümlülükleri devreye girmiştir. 2 Ağustos 2025'ten itibaren genel amaçlı yapay zeka modeli sağlayıcıları şeffaflık gerekliliklerine uymak zorundadır. Yasanın tamamı 2 Ağustos 2026'da tam anlamıyla yürürlüğe girmiştir. İhlaller ağır yaptırımlara yol açmaktadır: yasaklı uygulamaları ihlal eden kuruluşlar 35 milyon Euro veya küresel yıllık cirosunun %7'sine kadar, yüksek riskli sistem gerekliliklerini ihlal edenler ise 15 milyon Euro veya cirosunun %3'üne kadar para cezasıyla karşılaşabilir. AB Yapay Zeka Yasası yalnızca Avrupa'da faaliyet gösteren şirketleri değil, yapay zeka çıktıları AB sınırları içinde kullanılan tüm küresel kuruluşları da kapsamaktadır. Bu extraterritorial etki yasayı GDPR ile kıyaslanabilir kılmakta ve yapay zeka düzenlemesinde küresel bir referans noktasına dönüştürmektedir.
EU AI Act (AB Yapay Zeka Yasası)
AB Yapay Zeka Yasası (EU AI Act), Avrupa Birliği'nin yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesi, piyasaya sürülmesi ve kullanımına ilişkin kapsamlı düzenleyici çerçevesidir. 12 Temmuz 2024'te AB Resmi Gazetesi'nde yayımlanan ve 1 Ağustos 2024'te yürürlüğe giren bu yasa, dünyada yapay zekayı doğrudan düzenleyen ilk kapsamlı yasal mekanizmadır. Yasa, risk temelli bir yaklaşım benimsemekte ve yapay zeka sistemlerini dört ana kategoride sınıflandırmaktadır: kabul edilemez risk (yasaklı), yüksek risk, genel amaçlı yapay zeka modelleri ve minimum ya da sınırlı risk. Kabul edilemez risk kategorisindeki sistemler —kamu kurumlarının sosyal puanlama uygulamaları, farkında olmadan bilinçaltı manipülasyon tekniklerine başvuran yapay zeka sistemleri ve kamuya açık alanlarda gerçek zamanlı biyometrik tanımlama— yasayla tamamen yasaklanmıştır. Yüksek risk grubundaki sistemler; işe alım süreçleri, kredi skorlama, sınır kontrolü ve kritik altyapı yönetimi gibi alanları kapsamakta olup üçüncü taraf uygunluk değerlendirmesine, AB veri tabanına kayda ve kapsamlı risk yönetimi sistemlerine tabi tutulmaktadır. Genel amaçlı yapay zeka modeli sağlayıcıları ise şeffaflık yükümlülükleri kapsamında telif hakkıyla korunan eğitim verilerini açıklamak zorundadır. Yasanın uygulanması kademeli bir takvime yayılmıştır: 2 Şubat 2025'ten itibaren yasaklı uygulamalar sona erdirilmiş ve yapay zeka okuryazarlığı yükümlülükleri devreye girmiştir. 2 Ağustos 2025'ten itibaren genel amaçlı yapay zeka modeli sağlayıcıları şeffaflık gerekliliklerine uymak zorundadır. Yasanın tamamı 2 Ağustos 2026'da tam anlamıyla yürürlüğe girmiştir. İhlaller ağır yaptırımlara yol açmaktadır: yasaklı uygulamaları ihlal eden kuruluşlar 35 milyon Euro veya küresel yıllık cirosunun %7'sine kadar, yüksek riskli sistem gerekliliklerini ihlal edenler ise 15 milyon Euro veya cirosunun %3'üne kadar para cezasıyla karşılaşabilir. AB Yapay Zeka Yasası yalnızca Avrupa'da faaliyet gösteren şirketleri değil, yapay zeka çıktıları AB sınırları içinde kullanılan tüm küresel kuruluşları da kapsamaktadır. Bu extraterritorial etki yasayı GDPR ile kıyaslanabilir kılmakta ve yapay zeka düzenlemesinde küresel bir referans noktasına dönüştürmektedir.
Algoritmik Hesap Verebilirlik (Algoritmik Hesap Verebilirlik)
Algoritmik Hesap Verebilirlik (Algorithmic Accountability), yapay zeka ve otomatik karar destek sistemlerinin ürettiği sonuçlardan kimin sorumlu olduğunu tanımlayan ve bu sorumluluğun nasıl denetleneceğini belirleyen ilkeler bütünüdür. Bir algoritma kredi reddi, iş başvurusu eleme, suç risk değerlendirmesi veya sağlık kaynak tahsisi gibi bireyleri doğrudan etkileyen kararlar aldığında, bu kararın arkasındaki model, verisi ve kurumsal yapı hesap verebilir olmalıdır. Algoritmik hesap verebilirliğin pratik karşılığı üç mekanizmayla hayata geçirilir. Birincisi şeffaflık: kullanılan modelin hangi girdilere dayandığı ve nasıl bir karar mantığı izlediği açıklanabilir olmalıdır. İkincisi denetlenebilirlik: bağımsız denetçiler veya düzenleyici otoriteler sistemi inceleyebilmeli, test edebilmeli ve bulgularını kamuoyuyla paylaşabilmelidir. Üçüncüsü itiraz hakkı: etkilenen bireyler karara itiraz edebilmeli ve otomatik karardan muaf tutulabilmelidir. AB GDPR'ın 22. maddesi tam da bu hakkı — "tamamen otomatik kararlara tabi olmama" — yasal güvenceye almıştır. Bu alandaki en önemli örnek vakası 2016 yılında ProPublica'nın yayımladığı COMPAS araştırmasıdır. COMPAS, ABD mahkemelerinde kullanılan bir suç tekrarlama riski tahmin algoritmasıdır. Araştırma, algoritmanın Siyah sanıklara karşı yanlı sonuçlar ürettiğini — yanlış yüksek risk tespiti oranının iki kat fazla olduğunu — istatistiksel olarak ortaya koydu. Bu bulgu algoritmik hesap verebilirliği hukuki ve etik açıdan tartışmanın merkezine taşıdı. Kurumsal düzeyde Algoritmik Etki Değerlendirmesi (AIA — Algorithmic Impact Assessment) en yaygın araçtır. AIA, tıpkı çevresel etki raporları gibi, bir yapay zeka sisteminin devreye alınmadan önce potansiyel zarar ve eşitsizliklerini belgeleyen yapılandırılmış bir değerlendirme sürecidir. Kanada'nın Yönlendirici Direktifi ve AB Yapay Zeka Yasası yüksek riskli sistemler için AIA benzeri değerlendirmeleri zorunlu kılmaktadır. Türkiye'de bankacılık kredi puanlama sistemleri, kamu kurumu personel seçim algoritmaları ve kolluk kuvvetleri tarafından denenen tahminsel sistemler algoritmik hesap verebilirlik kapsamında değerlendirilebilir. KVKK (Kişisel Verileri Koruma Kanunu) ve yeni yayımlanan Yapay Zeka Strateji Belgesi bu alanda ilk çerçeveyi oluşturmaktadır. Akademisyenler ve sivil toplum kuruluşları, mevzuatın denetim mekanizmaları konusunda yeterince güçlü olmadığını vurgulamaktadır.