Yapay Zeka Bilimsel Keşif Yaptı Diyebilir miyiz?
Anthropic'in yapay zeka destekli laboratuvarının ilk keşfini duyurması, biyologlar arasında tartışma yarattı. Peki yapay zeka gerçekten bilimsel keşif yapabilir mi, yoksa sadece laboratuvar işlerini mi hallediyor?
Yapay zeka şirketlerinin bilimsel keşif iddiaları, son haftalarda ciddi bir tartışmanın fitilini ateşledi. Anthropic'in moleküler biyoloji laboratuvarında Claude ajanlarının ilk keşfini yaptığını duyurması, biyologların büyük bir kısmını ikna etmedi. Peki yapay zeka gerçekten bilimsel keşif yapabilir mi, yoksa bu iddialar abartıdan mı ibaret? Bu soru, hem bilim dünyasının hem de teknoloji sektörünün gündeminde.
Anthropic'in İddiası ve Tepkiler
Geçtiğimiz çarşamba günü Anthropic, yılın başlarında bir moleküler biyoloji laboratuvarı kurduğunu açıkladı. Bu laboratuvarda Claude ajanları, zorlu biyoloji problemleri üzerine okumalar yapıp tahminler yürütüyor; insan bilim insanları ise onların raporladığı sonuçlar üzerine deneyler gerçekleştiriyor. Şirkete göre bu yapay zeka destekli laboratuvar, ilk keşfini yapmayı başardı.
Anthropic'in sisteminin ne yaptığını anlamak için, milyonlarca DNA dizisinden oluşan bir kütüphaneyi karıştırdığınızı hayal edin. Bilim insanları canlı dünyayı giderek daha fazla diziledikçe bu kütüphane büyüyor. Bir atılıma giden adımlardan biri, ilginç bir enzimi kodlayan sıra dışı bir dizi bulmak olabilir. Ardından bu enzimin ne yaptığını çözmeniz ve sonunda onu faydalı bir iş yapmak üzere manipüle etmeyi öğrenmeniz gerekir.
Anthropic, 950 ajandan oluşan sisteminin 21 saat sonunda yepyeni bir dizi bulmadığını söylüyor. Ajanlar bunun yerine, bilinen bir enzimi çevreleyen tekrarlayan bir deseni işaretlemiş. Anthropic bu desenin daha önce kataloglanmadığını iddia ediyor. Ancak şirketin duyurusunu okuduğunuzda, bu desenin CRISPR gen düzenleme teknolojisine yol açan sürece "benzer" olduğu vurgulanıyor ve sanki bu ajan ordusu gerçekten kayda değer bir şey bulmuş gibi bir izlenim oluşuyor.
Biyologlar Neden Öfkeli?
Bu iddialar bazı biyologları öfkelendirdi. Bir biyoloğun viral olan ve ardından Eli Lilly ilaç şirketinin yönetim kurulu başkanı ve CEO'su tarafından da desteklenen paylaşımı, "Tuhaf bir gen kümesi ve tekrarlar bulmak genellikle işin kolay kısmıdır. Zor olan ve gerçek keşiflerin geldiği yer, sistemin gerçekte ne yaptığını çözmektir" diyordu. Yani ajanlar bir anlamda laboratuvarın angarya işlerine yardımcı olmuştu, ama bu bir keşif değildi.
Bu durum, yapay zeka etkileyici bir şey yapsa bile — örneğin insan gözünün tek başına algılamakta zorlanacağı bir biyolojik veri yığınında bir desen bulsa bile — sonucun kendisinin bilim için bir atılım anlamına gelmeyebileceğini hatırlatıyor. Yapay zeka için yeni olan bir şey, bir biyolog için rutin, şaşırtıcı olmayan ya da yeterince önemli olmayan bir şey olabilir.
Tartışmayı daha da bulandıran bir gelişme yaşandı. Kopenhag Üniversitesi'nden biyolog Mario Rodríguez Mestre, hafta sonu ekibinin bu özel deseni zaten keşfettiğini söyledi. New York Times'ın haberine göre Mestre, işinde düzenli olarak Claude ile sohbet eden bir isimdi ve Anthropic ekibinin kendi konuşmalarından öğrenip öğrenmediğini merak etti. Anthropic bunu reddediyor, ancak Mestre yine de Claude kullanımını tamamen bıraktığını açıkladı.
Bilim İnsanları Yapay Zekayı Nasıl Görüyor?
Sorunun bir kısmı, yapay zeka şirketlerinin sistemlerini bilim insanlarının kullanabileceği araçlar olarak sunmaması. Onlar, yapay zeka sistemlerinin keşifleri kendilerinin yaptığını iddia ediyor. Bazılarına göre bu yaklaşım, bilimin gerçekte nasıl işlediğiyle bağdaşmıyor; çünkü yeni bilgi genellikle işbirliğinden ve giderek büyüyen bir araç cephaneliğinden doğuyor. Bu durum, gerçek bir ilerleme kaydedildiğinde bile insanların daha şüpheci olmasına yol açıyor.
200.000 adayı keşfedilmeye değer birkaç taneye indirmek küçümsenecek bir başarı değil; bu meşru bir bilimsel çalışma. Genel amaçlı bir sohbet robotunun bu işi yapabilmesi, insanlar yönlendirse ve deneyleri sonuçta onlar yürütse bile dikkate değer. Ancak ölçüt, "Claude'un kendisi bir keşif yaptı mı?" olunca, tüm bunlar yalnızca iki cevabı olan bir tartışmada bir tarafın kanıtı haline geliyor: ya atılım ya da hüsran.
Yapay zekayı keşif yapıp yapmadığına göre yargılamaya başladığımızda, gerçekten bir başarı elde etse bile hedefleri kaydırmak cazip hale geliyor. Bu ayın başlarında OpenAI, kendi ekip ajanlarının matematikte milyon dolarlık bir problemi çözdüğünü söyledi. Ancak birkaç hafta sonra, akışımdaki neredeyse her yapay zeka şüphecisi, "Gerçekten önemli olan bu matematik problemi miydi?" diye soran bir makaleyi paylaşıyordu. Makale, OpenAI'nin çözümünün yanlış olduğunu savunmuyordu; sadece bu sonucun matematikçilerin en çok önemsediği sonuç olmayabileceğini öne sürüyordu. Bir matematikçinin, modellerin kendi çalışmasını izinsiz kullanmış olabileceği suçlaması da eklenince, insanlar ya OpenAI'nin hile yaptığını ya da çözümün zaten önemsiz olduğunu düşünmeye başladı. Belki de her ikisini.
Neden Önemli?
Bu tartışma, Türkiye'deki yapay zeka ekosistemi ve bilim insanları için de kritik bir ders içeriyor. Yapay zeka şirketlerinin pazarlama amaçlı "keşif" duyuruları, gerçek bilimsel ilerlemeyi gölgeleyebilir ve kamuoyunun yapay zekaya olan güvenini sarsabilir. Özellikle üniversitelerde ve araştırma merkezlerinde yapay zeka destekli çalışmalar yürüten ekiplerin, bu tür iddiaları dikkatle değerlendirmesi ve kendi sonuçlarını sağlam bir metodolojiyle sunması gerekiyor.
Anthropic'in duyurusunu eleştiren biyolog Lucas Harrington, yapay zeka şirketlerinin "çıtayı şimdiden yükseğe koyması gerektiğini, böylece bir yapay zeka gerçekten temelden yeni bir biyolojik mekanizma keşfettiğinde herkesin bunun ne kadar büyük bir olay olduğunu takdir edebileceğini" söylüyor. Ancak OpenAI'dan Sam Altman ile Anthropic'ten Dario Amodei birbirini geçmeye çalışırken, yapay zekanın bilimsel atılımları için çıtayı yükseltmek akıllarının ucundan bile geçmeyebilir.
Türkiye'de de yapay zeka alanında çalışan girişimlerin ve araştırmacıların, benzer bir tuzağa düşmemesi için bilimsel keşif tanımını netleştirmesi büyük önem taşıyor. Yapay zeka bir aracı olarak muazzam bir potansiyele sahip; ancak onu keşfin sahibi ilan etmek, hem bilimin doğasına hem de toplumun bilime duyduğu güvene zarar verebilir. Gerçek ilerleme, insan ve yapay zeka işbirliğinin şeffaf ve dürüst bir şekilde sunulmasıyla mümkün olacak.