ABD-Meksika Sınırındaki Sanal Duvar: İlk Kapsamlı Ölüm Haritası — yapay zeka haberi
newspaper Haber edit_note yapayzekasozluk.tr Haber Masası schedule 23 Eylül 2026 · 12:12 timer 6 dk okuma

ABD-Meksika Sınırındaki Sanal Duvar: İlk Kapsamlı Ölüm Haritası

MIT Technology Review ve Times of San Diego, ABD-Meksika sınırındaki gözetleme kulelerinin yakınında gerçekleşen ölümleri ilk kez haritalandırdı. 15 aylık araştırma, binlerce belge ve 45'ten fazla görüşmeyle sanal duvarın ölümcül sonuçlarını ortaya koyuyor.

Sanal Duvar ve Ölümler

ABD-Meksika sınırı, dünyanın en ölümcül kara sınırı olarak biliniyor. Sınır Devriyesi'nin tahminlerine göre 2000 yılından bu yana 10 binden fazla kişi geçişler sırasında hayatını kaybetti; ancak bu sayının gerçekte çok daha yüksek olduğu düşünülüyor. Peki neden bu insanlar, kendilerini tespit edip yakalamak için kurulan gözetleme kulelerinin hemen yanında ölüyor? MIT Technology Review ve Times of San Diego'nun 15 ay süren ortak araştırması, işte bu soruya yanıt aradı. "Dying on Camera" (Kamera Önünde Ölüm) adlı proje kapsamında gazeteciler, sınır gözetleme teknolojisinin başarısızlıklarını ve sınır bölgesinde hayatını kaybeden insanların hikâyelerini gün yüzüne çıkardı. Ortaya çıkan sonuç, sınır gözetleme kuleleri yakınındaki ölümlerin ilk kapsamlı haritası ve analizi oldu.

Veri Toplama Süreci

Araştırmanın temelini, göçmenlerin nerede öldüğü ve ABD Gümrük ve Sınır Koruma (CBP) kulelerinin nereye, ne zaman kurulduğu bilgisi oluşturdu. 2015'e kadar uzanan vakalar incelenerek farklı sınır politikaları, başkanlık dönemleri ve kule teknolojileri kapsandı. Göçmen ölümlerine dair halka açık bilgiler eyaletten eyalete büyük farklılık gösteriyor; bazı kalıntılar hiç bulunamıyor ve bulunanlar için ulusal bir kayıt protokolü bulunmuyor. Ekip, bir vakayı analize dahil etmek için üç temel unsuru doğruladı: kişinin sınırı geçmeye çalıştığına inanılıp inanılmadığı, kalıntıların nerede bulunduğu ve yaklaşık ölüm zamanı. Veri seti, No More Deaths, Humane Borders ve Electronic Frontier Foundation gibi kuruluşların derlediği mevcut verilerle, onlarca kurumdan bizzat elde edilen yeni kayıtların birleştirilmesiyle oluşturuldu.

Teksas'ta Kayıt Mücadelesi

Teksas, mevcut göçmen ölüm veritabanlarındaki en büyük eksik halkaydı. Arizona'nın aksine çevrimiçi kayıt paylaşım girişimi yoktu ve New Mexico'nun aksine ölüm soruşturmalarını ilçelere bırakıyordu. Araştırma kapsamında 17 ilçe belirlendi: Culberson, Jeff Davis, Presidio, Terrell, Val Verde, Kinney, Maverick, Dimmit, Webb, Zapata, Jim Hogg, Starr, Hidalgo, Cameron, Kenedy, Brooks ve Duval. Bu ilçelerde en kapsamlı bilgiyi yerel sulh yargıçları topluyor; ancak bu yargıçlara yapılan kayıt talepleri yıllarca sürünebiliyor. Bazı yargıçlar göçmenin öldüğü yere hiç gitmeyip ölümü FaceTime üzerinden bildiriyor. MIT Technology Review, Temmuz 2025'ten itibaren bu 17 ilçenin şeriflerine kayıt talebi gönderdi. Şerif kayıtlarına dayanmak, Teksas'taki göçmen ölümlerini olduğundan az gösterse de, toplamda 4.000 sayfayı aşan polis raporu elde edildi. Bazı ilçeler 300 ila 1.300 dolar arasında ücret talep etti; Dimmit ve Duval'dan kayıt alınamadı, Maverick ise kayıt başına ücretlendirme yaptı. Kenedy, Webb ve Hidalgo'dan gelen büyük hacimli belgelerde, kalıntıların bulunduğu koordinatları çıkarmak için Anthropic'in Claude modeli API üzerinden kullanıldı ve sonuçlar elle doğrulandı. Son analize Teksas kayıtlarından 1.500'den fazla vaka dahil edildi.

Arizona ve Diğer Eyalet Verileri

Arizona'da Pima County Adli Tıp Ofisi (PCOME), Yuma dışındaki tüm sınır ilçelerinin ölüm soruşturmalarını yürütüyor. Ofis, göçmen ölümlerini aylık güncellenen bir veri portalında yayımlıyor ve Humane Borders ile paylaşıyor. 2015'ten Nisan 2026'ya kadarki veriler analize katıldı; yalnızca 300 fit (yaklaşık 91 metre) hassasiyetle GPS koordinatı içeren vakalar alındı. Humane Borders verilerinden toplamda 1.700'den fazla vaka incelendi. Kaliforniya, New Mexico, Arizona'nın Yuma ilçesi ile Teksas'ın El Paso ve Hudspeth ilçeleri için ise 2004'ten beri göçmen ölümlerini takip eden kâr amacı gütmeyen No More Deaths kuruluşunun verileri kullanıldı. Bu veritabanı, mevcut olduğunda kalıntıların çürüme seviyesi hakkında bilgi de içeriyor. MIT Technology Review, bu bilgileri ölüm zamanına dair kaba tahminlere dönüştürmek için PCOME direktörü Greg Hess ile bir çerçeve geliştirdi. No More Deaths verilerinden yaklaşık 1.000 vaka analize dahil edildi. Tüm kaynaklar birleştirildiğinde, kalıntıların bulunduğu yerin yeterince belirlenemediği vakalar hariç tutularak toplamda yaklaşık 4.000 vaka incelendi. Kişinin kalıntılarının bulunduğu yerde öldüğü varsayıldı; kalıntıların insanlar, su veya hayvanlar tarafından taşınabileceği kabul edildi ancak uzmanlar bu tür vakaların nadir olduğunu belirtti. Sınır Devriyesi istasyonlarında veya kovalamaca sırasında araç kazalarında ölenler gibi sanal duvarla ilgisiz vakalar dışlandı.

Gözetleme Kuleleri Verisi

Electronic Frontier Foundation (EFF), 2023'ten beri CBP gözetleme kulelerini saha raporları, uydu görüntüleri ve kamu kayıtları üzerinden takip ediyor. Hükümet kayıtları yaklaşık 800 kulenin konuşlandırıldığını gösterirken EFF yaklaşık 600 kule kaydetti; bu nedenle analiz, EFF'nin kataloğuna girmemiş kulelerin yakınındaki ölümleri kaçırabiliyor. MIT Technology Review, proje boyunca EFF'in soruşturma direktörü Dave Maass ile yakın çalıştı. Kule veritabanı, EFF'nin Nisan 2026'da yayımladığı verilerle başladı; kaldırılmış kulelerin bilgileri EFF'ten alınarak eklendi. Her kulenin koordinatları uydu görüntüleriyle doğrulandı. Analiz üç ana kule tipine odaklandı: entegre sabit kule (IFT), otonom gözetleme kulesi (AST) ve diğer sistemler. Menzil bilgileri teknoloji şirketlerinin materyalleri, EFF araştırmaları, hükümet belgeleri ve eski Sınır Devriyesi ajanlarıyla yapılan görüşmelerden derlendi; ancak bunlar sözleşmeyle garanti edilen değil, reklamı yapılan tahminler. Kulelerin ne zaman kurulduğunu belirlemek için çoklu uydu görüntüleri, Google Street View, hükümet belgeleri ve EFF fotoğrafları kullanıldı. Her kulenin ilk göründüğü tarih ve varsa son göründüğü tarih kaydedildi. Bazı kulelerin (örneğin Anduril kuleleri) boş çöle kurulması tespiti kolaylaştırırken, mevcut yapıların üzerine inşa edilen IFT'lerde EFF'in uzmanlığına daha çok başvuruldu. Tarihsel görüntülerin her gün için mevcut olmaması ve bir kulenin görünmesinin çalıştığı anlamına gelmemesi gibi kısıtlamalar kabul edildi; analiz kulenin varlığını, operasyonel olduğunu değil, ortaya koyuyor. Kule yükseklikleri için EFF araştırmalarına dayalı minimum ve maksimum değerler kullanıldı; su kulesi veya bina gibi yapılara monte sistemlerde yükseklik uydu görüntüleriyle tahmin edildi.

Analiz Yöntemi ve Sınırlamalar

Bir ölümün sanal duvar menzilinde sayılması için iki kriter gerekti: mesafe ve zamanlama. Ölüm, yakındaki kameranın yayımlanmış gözetleme menzili içinde gerçekleşmeliydi ve kule, kişinin tahmini ölüm anında mevcut olmalıydı. Stanford'da doktora sonrası araştırmacı Minho Kim, mesafe analizini yönetti; yazılımı kalıntı ve kule veritabanlarını birleştirerek her eşleşme için mesafeyi hesapladı. Zamanlama için bazen orijinal veride ölüm tahmini bulunuyordu; diğer durumlarda çürüme seviyesi, ölüm nedeni veya her ikisi kullanılarak bir zaman aralığı hesaplandı. Bu adım aylar sürdü; yüzlerce vaka için orijinal polis raporları incelendi, beden fotoğrafları gözden geçirildi, haberlerle çapraz kontrol yapıldı, adli tabiplerle görüşüldü ve çürüme süreçleri araştırıldı. İskelet kalıntıları için, kayıtlarda özel bir tahmin yoksa, en az altı ay önce orada olduğu varsayıldı; özel tahmin olmayan diğer vakalarda üç yıllık muhafazakâr bir sınır kullanıldı. Görüş hattı için topografik analiz yapıldı: 30 metre genişliğindeki her kareye tek bir yükseklik değeri atandı ve kule yüksekliği ile kişinin tahmini boyu (5'6") arasında çizilen çizginin arazi tarafından kesilip kesilmediği incelendi. Bu yöntem, özellikle engebeli arazide küçük yükseklik değişimlerini kaçırabiliyor; bu nedenle analiz, kulenin tam olarak ne gördüğünü yeniden oluşturmaktan çok, arazinin görüşü engelleyip engellemiş olabileceğine dair kaba bir tahmin sunuyor. Bitki örtüsünün engellemesi daha zor tahmin edildi; sanal duvar kuleleri termal görüntüleme kullandığı için hafif bitki örtüsü sorun oluşturmuyor ancak yoğun bitki örtüsü görüşü kapatabiliyor. Binalar için güvenilir bir konum ve yükseklik hesabı yapılamadı; bunun yerine kentsel alanlardaki kuleler işaretlenerek okuyucular uyarıldı.

Neden Önemli?

Bu araştırma, sınır gözetleme teknolojisinin etkinliğine dair bugüne kadarki en kapsamlı bağımsız değerlendirmeyi sunuyor. ABD hükümeti, milyarlarca dolar harcayarak sınırı sanal bir duvarla ördü; ancak bu teknolojinin kaç kişiyi kurtardığı ya da kaç kişinin ölümüne tanık olduğu bugüne dek sistematik olarak ölçülmedi. Sınır Devriyesi, belirli bir göçmen ölümü çevresinde hangi alarmların geldiğini açıklamıyor; bir iç soruşturma tetiklenmedikçe görüntüler saklanmıyor ve bu da yalnızca gözaltındayken ölen göçmenler için geçerli. Araştırma kapsamında Sınır Devriyesi, CBP, İç Güvenlik Bakanlığı ve başkanlık danışmanlarıyla düzinelerce görüşme yapıldı; bu görüşmeler ajanların gözetleme teknolojisini nasıl kullandığına dair daha önce bildirilmemiş ayrıntılar ortaya çıkardı, teknolojinin yetersiz kaldığı durumları gösterdi ve etkinliğinin içeride ne kadar nadiren değerlendirildiğini vurguladı. Türkiye açısından bakıldığında bu çalışma, yapay zeka destekli sınır gözetleme sistemlerinin insani sonuçlarını anlamak için önemli bir örnek oluşturuyor. Türkiye, Suriye ve İran sınırlarında benzer gözetleme kuleleri ve insansız hava araçları konuşlandırıyor; bu teknolojilerin etkinliği ve sınır ihlalleri sırasında yaşanan can kayıplarıyla ilişkisi henüz kapsamlı biçimde araştırılmadı. MIT Technology Review'ın yöntemi, veri gazeteciliği ve yapay zeka destekli analizlerin kamu yararına nasıl kullanılabileceğini gösteriyor. Araştırma ayrıca, gözetleme teknolojilerinin şeffaflık ve hesap verebilirlik olmadan denetlenemeyeceğini, kayıtların dağınık ve eksik olmasının insan hakları ihlallerinin üstünü örtebileceğini ortaya koyuyor. Sınır güvenliği ile insan hayatı arasındaki dengeyi kurmak isteyen her ülke için bu harita, teknolojinin sınırlarını ve sorumluluklarını hatırlatan çarpıcı bir uyarı niteliğinde.

link Kaynak: MIT Tech Review
tag sınır gözetleme tag yapay zeka tag MIT Technology Review tag göçmen ölümleri tag veri gazeteciliği tag ABD-Meksika sınırı

İlgili Terimler

3 terim